Değerli Okurlarım,
Hayatın bazı anlarında insan, elinde bir anahtar varmış gibi hisseder. Bozulanı sıkacak, dağılanı toparlayacak, kırılanı onaracak bir anahtar gibi. Çoğu zaman bu anahtarın adı sabırdır, emektir, sevgidir, anlayıştır. Ama bazen bütün bu anahtarlar bir işe yaramaz. Motor yine çalışmaz. Sistem yine çöker. İlişki yine dağılır. Ve insan en kolay yere döner, kendine!
“Demek ki ben yeterince usta değilim,” der.
Oysa şu cümle zihnimizi sarsacak kadar yalındır:
“Yüz araba tamir eden adama usta, Yüz ustanın tamir edemediği arabaya hurda derler.” Duymuşsunuzdur bu aforizmayı sizler de değil mi?
Belki de hayatı yaşarken sormamız gereken asıl soru şu olmalıdır: “Biz hayatta kaç hurdayı, ustalığımızı kanıtlamak için tamir etmeye çalışıyoruz?”
Kıymetli Okurlarım,
Modern insan sonuçlarla ölçülür. Başaramıyorsan yetersizsin, düzeltemiyorsan eksiksin, kurtaramıyorsan suçlusun. Oysa hayat mekanik bir düzenek değildir. İnsan ilişkileri, kurumlar, sistemler ve hatta insanın kendi iç dünyası tornavidayla, anahtarla, reçeteyle düzeltilecek kadar basit değildir.
Bir ilişkiyi düşünün. Defalarca konuştunuz, defalarca sabrettiniz, defalarca denediniz. Ama sonuç değişmedi. Bu noktada kendinize sorduğunuz soru çoğu zaman “Neyi yanlış yaptım?” olur. Oysa bazen doğru soru şudur: “Bu durum tamir edilmeye uygun muydu?”
Pozitif düşünce kültürü bize şunu fısıldar. “Her şey mümkündür, yeter ki iste, yeter ki dene.” Bu söylem motive edicidir evet, ama eksiktir. Çünkü hayatta her şey mümkün değildir. Bazı şeyler yorulmuştur, bazı şeyler çürümüştür, bazı şeyler en baştan yanlış kurulmuştur.
Hurda bir araba ustaların elinde mucizeye dönüşmez. En fazla birkaç parça kurtarılır, geri kalanı bırakılır. İnsan hayatında da bazı düzenler, alışkanlıklar, ilişkiler ve beklentiler böyledir. Onları kurtarmaya çalışmak, insanın kendi ruhunu hurdaya çevirmesidir.
Sevgili Dostlarım,
Sabır kutsaldır, evet. Ama sabrın kutsallığı onu nerede kullandığını bilmekle ilgilidir. Her şeye sabretmek erdem değildir; bazı şeylere sabretmek kendimize zulümdür.
Gerçek ustalık her şeyi tamir etmeye çalışmak da değildir. Gerçek ustalık hangi arabanın tamir edileceğini, hangisinin hurda olduğunu ayırt edebilmektir. Çünkü insanın zamanı sınırlıdır, enerjisi sınırlıdır, ruhu sınırlıdır.
Her kapıyı zorlamak, her duvarı yıkmaya çalışmak kahramanlık değildir. Bazen kapının kapalı olduğunu kabul etmek, bazen duvarın etrafından dolaşmak daha büyük bir bilgeliktir.
En tehlikeli hurda, insanın içinde yaşadığı hurda düzendir. Sürekli değersizleştirildiği bir iş ortamı, sürekli küçümsendiği bir ilişki, ruhunu körelten bir hayat biçimi…
İnsan bu düzeni tamir etmeye çalışırken kendi iç dünyasını ihmal eder. Oysa insan, tamir edilmesi gereken bir makine değil; korunması gereken bir emanettir. Kendini feda ederek bir sistemi kurtarmaya çalışmak ustalık değildir. Bu, sessiz bir tükeniştir.
Çağımızın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi kontrol edebileceğimiz inancıdır. Oysa insan çabadan sorumludur ama sonuçtan mutlak sorumlu değildir. Kader ve nasip, insanın planlarının üzerinde işleyen daha büyük bir hikâyedir.
Saygıdeğer okurlarım,
Usta, hurdayı gördüğünde kendini suçlamaz. Elinden geleni yaptığını bilir ve gerçeği kabul eder. Biz de hayatta bazı sonuçların, ustalığımızın ötesinde sebeplerle şekillendiğini kabul etmeyi öğrenmeliyiz. Toplum vazgeçmeyi zayıflık olarak kodladı. Oysa doğru zamanda vazgeçmek, insanın kendine gösterdiği en yüksek bilinçtir. Yanlıştan vazgeçmek, doğruya yürümek değil midir? Hurdayı bırakmak, sağlam bir yol arayışı değil midir?
Her şeyi kurtarmaya çalışmak insanı güçlü yapmaz bilelim bunu artık. Bazen en büyük güç, bir şeyin artık kurtarılamayacağını kabul etmektir.
Hayatın ustaları sadece tamir edenler değildir. Hayatın ustaları; neyi tamir edeceğini, neyi kabul edeceğini ve neyi bırakacağını bilenlerdir. Çünkü insanın en büyük başarısı, her şeyi kurtarmak değil; kendini kaybetmemektir.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şudur:
Biz hayatımızda kaç hurdayı, ustalığımızı ispatlamak için tamir etmeye çalışıyoruz?
Değerli Kardeşim,
Hayatında defalarca onarılmasına rağmen sürekli dağılan alanlara yeniden bakmanı tavsiye ederim şimdi. Belki de sorun senin yetersizliğin değil, tamir edilmeye uygun olmayan bir yapının içinde olmandır. Kendini hurda bir düzene feda etmek yerine, sağlam bir yol aramayı seçmektir, tek kurtuluşun. Unutma ki ustalık bazen tamir etmek değil, hurdayı tanıyıp kendini kurtarmaktır.
Sevgi ve Muhabbetle,
Serkan Akkuş- Yaşam Koçu