Değerli Okurlarım,
Biz bazen öyle cümleler kuruyoruz ki, kendimizi de fark etmeden sınırlandırıyoruz aslında: “Dünya küçük…” “Yine aynı şey oldu…” “Hep aynı insanlarla karşılaşıyorum…”
Sanki dünya küçülmüş de bizi içine sığdırmaya çalışıyor gibi düşünüyoruz. Ama işin aslı ne biliyor musun? Dünya küçülmedi sevgili kardeşim. Biz aynı yerde dolaşmaktan büyüyemedik!
Şimdi burada kendimize dürüst olalım; bulunduğumuz mekânın çapı kaç metre?
Aynı yollar, aynı yüzler, aynı tempolar, aynı hayatlar…
Ayağın nereye gidiyorsa zihnin de oraya gidiyor.
Zihin aynı yolu ezberleyince, hayat da aynı filmi tekrar tekrar oynatıyor bize.
Ama bunun adı kader değil. Bunun adı alışkanlık ve alışkanlık dediğin şey bazen en büyük hapishanedir.
Sevgili okurlarım,
Hep diyoruz ya, “Niye hep aynı hatayı yapıyorum?” “Niye mutlu olamıyorum?” “Niye bir türlü dönüp toparlayamıyorum?” Belki de cevabı uzaklarda aramaya hiç gerek yok kendimize dönelim, cevap gayet basit: Çünkü zihnimizin çapı küçük.
Düşüncelerimizi, duygularımızı ve inançlarımızı öyle dar bir çerçeveye sıkıştırmışız ki…
Dışarıda bambaşka ihtimaller var ancak biz göremiyoruz.
Çünkü bakış açımız yıllardır aynı noktada asılı kalmış vaziyette
Zihnimizde kurduğumuz o kalıpları fark etmeden büyüyemeyiz sevgili okurum.
Bu yüzden önce kendimize bir röntgen çekmemiz gerekiyor. Hem de öyle yüzeysel değil, içten içe, samimiyetle dürüstçe:
– Ben neyi neden yapıyorum?
– Hangi alışkanlık beni geri çekiyor?
– Hangi düşünce beni sınırlandırıyor?
– Bu davranışı başka türlü nasıl yapabilirim?
İnsanın iç dünyasına inmesi kolay değil elbette. Ama bir kez indiğin zaman da yıllardır seni kısıtlayan zincirleri fark ediyorsun. Ve inanın, hayat değişmeye tam da orada başlıyor.
Çünkü sevgili kardeşim, farkındalık dediğimiz şey bir mucizedir. Bir anda her şeyi çözmez ama yönünü değiştirir. Bir de bakmışsın ki dar alan genişlemeye başlamış. Yeni insanlar, yeni yollar, yeni sonuçlar… Sanki dünya büyümüş gibi. Aslında büyüyen sensin, senin dünyan.
En güzeli ne biliyor musun?
Bütün bunlar için bir gün, bir hafta, bir ay beklemeye hiç gerek yok.
Zaman: şimdi. Bu an. Tam şu dakika.
Değerli Kardeşim,
Dünya küçük değil. Sadece bazen biz kendi dünyamızı küçük tutuyoruz.
Ama o dünyayı genişletecek olan yine biziz.
Bir kalıbı kırdığımızda bir alışkanlığı yenilediğimizde bir düşünceyi değiştirdiğimizde hayat bir anda nefes almaya başlıyor.
Kendine bir şans ver. Bir adım at. O çember var ya o çember…
İstersen büyür, istersen yok olur. Sen yeter ki “Başlıyorum,” de. Gerisi Allah kerim.
Sevgi ve Muhabbetle...